HALI: Çözgü denilen bükülmüş yün, pamuk, veya ipek ipliklerinin halının boyuna yan yana dizilmesinden meydana gelen çözgü iskeletinin her çift teline; yün, ipek ve floş ipliğinden ilme (düğüm) yapılarak sıra oluşturulması ve üzerine bir sıra yün veya pamuk ipliğinden atkı, (alt kalın, üst ince, döke) atılıp sıkıştırmak suretiyle, belirli bir desen karakteri ve hav yüksekliğine sahip olarak dokunan yaygıdır.
Geleneksel Türk el sanatlarımızdan biride şüphesiz ki halıcılık sanatımızdır. Halıcılık sanatının ilk doğuşu insanoğlunun ısınma sorunu ile ortaya çıkmış günümüze kadar gelerek bugünlerde evlerin dekorasyon anlamında en önemli materyal olmuştur.
İlk insanoğlu yer yaygısı olarak havyan postlarını kulanmış havyan postunu taklit ederek halı yapmaya ilkel olarak başlamıştır. Ama bunalar ilgili hiç bir örnek günümüze kadar gelmemiştir.Günümüzde ilk halı parçası olarak bulunan tek örnek Rus arkeolog rudenko tarafından Altay dağlarının eteklerinde bir kurgan içinde bulunan Pazarık halısıdır.
Bu halı kurgan içinde hava almadan kaldığı için günümüze kadar gelmiştir. Halıda Türk düğümünün bulunması ise bu halının orta Asya’daki Türkler tarafından yapılmış olma olasılığını ortaya koyar. Bu halıda günümüzde bile ulaşılmayan kaliteye sahip olması ile de tektir.
Türklerle özdeşleşen halı sanatı orta Asya’dan sonra Selçuklularda hak ettiği yeri bulmuştur.
Halı artık gereksinim olmuş evlerde saraylarda dini mekân olan camilerde kullanılmaya başlamıştır. Selçuklularda halılar genelde motif olarak geometrik desenler kullanılmış açık renkler tercih edilmiştir. Selçuklu halılarında kufi yazılar kullanılarak yapılan halılarda Selçuklu halılarının ayrı bir özeliğini ortaya koyar. Selçuklu halılarından günümüze kadar gelen örnekler çok az olmakla beraber Türk İslam eserleri müzesinde sergilenmektedir. (İstanbul) bu halılarının bazıları Fustat’da (Mısır’da) bulunarak ülkemize getirilmiştir. Bir kısmı ise Konya’daki bazı camilerde bulunmuştur.
Osmanlılarda ise halı sanatı en üst seviyeye çıkmıştır. Halılarda gerek renk gerek desen ve malzeme olarak bir ekol yaratmışlardır. Osmanlılarda sarayın halı gereksinimini karşılamak amacıyla ilk teşkilatlanmayı yaparak Hereke halı fabrikasını kurmuşlardır. Buradaki halıların kalitesi geçmiş dönemlere nazaran artmıştır Selçuklularda ve orta Asya’daki Türk toplumlarında sadece yün kullanırken Osmanlılar yün halının yanı sıra ipekten halılar yapmışlardır. Motiflerde ise artık daha ağır desenler ve bitkisel tasarımlar kullanılmıştır. Padişah portelerinin dokunması da Osmanlı halı sanatındaki ihtişamın bir örneği olmuştur.
Cumhuriyet dönemi ile de halı sanatımız artık yavaş yavaş ticari boyut kazanmaya başlamıştır. Köylerde kasabalarda yapılan halılar artık pazarlara çıkmıştır. Kızlarımız çeyiz adında el emeği göz nuru olarak dokudukları halılar artık ayrı bir kültür oluşturmuştur.
Öyle ki her halı dokunduğu bölgenin bir aynasıdır.